Gökhan Bülent SEVER


Doktor ve Hobi

Doktor ve Hobi


Gecenin sessizliğini bozan telefonun sesi ile sol gözünü açtı, sağ gözü uyumakta ısrar ediyordu. Belki önemsiz bir çağrıdır diye düşünerek sağ gözünü rahat bıraktı ve yatağın solundaki komidinin üzerinde haykıran telefona seğirtti. Saat 3, acil servis. Uyuyan sağ tarafı şeytana uyup reddet düğmesine basmasını önerdi ancak insancıl sol tarafı çoktan telefonu açmıştı.

-Efendim İhsan

-Abi bir kurşunlanma var. Sol uyluk proksimal lateralinden girmiş, distal posteromedialinden çıkmış, femur parçalı kırık ve nabızlar alınamıyor.

- Geliyorum İhsan.

Bomboş sokaklardan, fasılalı yanıp sönen trafik ışıklarından geçti. Acil servisin önünde sigara içen güvenlik görevlisine bir merhaba dedikten sonra otomatik kapıyı geçti. Ortopedi pansuman odasından acı ile yükselen çığlık dışında ses yoktu. Saat 3:10.

  • Merhaba arkadaşlar dedi yaralanmış bacağa bakarak.

Uyluk distal medialinde 5+4 cm boyutunda açık yara, deforme bir uyluk, soğuk ve soluk bir bacak karşısında duruyordu. Damar cerrahı arkadaşı ayaktan nabız hissetmeye çalışıyordu.

  • Nabız yok acil alalım acilen ameliyathane dedi.

Damar cerrahı, nöbetçi anestezi doktoru ve teknisyeni, nöbetçi hemşireler, oda personeli ile 3 nolu ameliyathanede geçen 3 saatin ardından hastane kantininde küçük bir kahvaltı sonrası poliklinik muayene odasının yolu tutuldu. Mesai başlamıştı. Bu stres nasıl azaltılır diye düşündü. Akşam çocuklara patlamasam bari.

 

Poliklinik odasının kapısı çalındı. İçeriye güleç yüzüyle Dr Cenk girmişti.

  • Yarın Cumartesi ailece yemek yiyelim mi?
  • Olabilir nerede?
  • Tenis kulübünde.
  • Akşam haber veririm.

Cumartesi öğle vakti ortasında 8-10 masa olan, etrafı tenis kortları ile çevrili yemyeşil bir bahçede buluşuldu.

  • Hiç tenis oynadın mı?
  • Ben sporu bırakalı uzun zaman oldu abi
  • Denesene.
  • Beni bulaştırma abi

Israrlar uzadı ve yemek sonrası elinde ödünç tenis raketi, şort, tişört ve ayakkabı olduğu halde korttaydı. Karşısında file ve karşı tarafta Dr Cenk vardı. Yeşil topa vurmaya başladılar. Topa vurdukça rahatlıyor sayı aldıkça haz alıyordu.

  • Bu iş nasıl öğrenilir abi?
  • Ders almalısın.

Bu anın üzerinden 10 yıl geçti. Haftada en az 3 kez tenis oynadı,  ulusal veteran turnuvalarına katıldı ve dereceler aldı.

Her hekimin bir hobisi olmalı çünkü bu meslek siyasilerin aksini düşünmesine rağmen yıpratıcıdır. Bir hobiye ihtiyacı vardır hekimin yıpranmasını azalatacak, ruhunu rahatlatacak. Fotoğraf çeken nükleer tıp hekimi, şarkı söyleyen anestezist, basketbol oynayan yenidoğan hekimi, masa tenisi oynayan beyin cerrahı, resim çizen anestezist gibi. Unutulmamalıdır ki ülkemizde hekimin dostu ancak ve ancak kendisidir.

Dr.Ögr.Üyesi Gökhan Bülent SEVER / Sanko Üniversitesi Hastanesi