Tıp Mesleğinin Duayenleri

Meslekte 30,40,50 ve 60. yılını dolduran hekimlere Gaziantep-Kilis Tabip Odası tarafından plaket töreni düzenlendi.

SAĞLIK 15.06.2023 17:12:00 0
Tıp Mesleğinin Duayenleri

 

14 Haziran 2023 günü meslekte 30,40,50 ve 60. yılını dolduran hekimler için plaket töreni ve tabip odası binasının açılış kokteyline TTB Başkanı ve geçmiş dönem tabip odası başkanların katılımıyla  tabip odası hizmet binasında gerçekleştirildi.

 

Gaziantep-Kilis Tabip Odası Başkanı Prof.Dr. Mehmet YILMAZ, açılış konuşmasında şunları söyledi.

 

Sizleri, TTB adına, Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarım adına, kendi adıma sevgi ve saygı ile selamlıyorum.

 

 

Meslekte 30,40, 50 ve 60 yılını, tamamlayan sizler, tam da Şair Gülten Akın’ın dediği gibi bize “yollar gösterdiniz, kırları, pusudaki tepeleri, kale burçlarını, hikmet burçlarını, limanlarını şiirin, deniz fenerlerini” gösterdiniz. Mesleğimizin soylu çınar ağaçları olan sizler dün olduğu gibi yarın ve yarınlarda bize yollar göstermeye, hayatın ve mesleğimizin kırlarını, pusudaki tepelerini, kale burçlarını, hikmet burçlarını, limanlarını şiirin, deniz fenerlerini göstermeye devam edeceksiniz. Zira bizim bunları görmeye ihtiyacımız var,  sizlere ihtiyacımız var. 

 

  

 

Öğrenmekle, öğretmekle geçen, kimi zirveleri görebilmek için tırmanmak ve tırmalamakla geçen, bir gelecek inşa etmek çabası ile geçen, arayışlarla, umutlarla, insanları ve yaşamı tanımaya çalışmakla, kitapları okumakla geçen, her zaman elinizden gelenin en iyisini yapma çabasıyla geçen, anlamlı ya da anlamsız olaylarla, mutlu ve mutsuz anlarla geçen, başarılarla, başarısızlıklarla geçen, kimi zaman kendi düşünüzü yaşayarak, kimi zaman kendinize biçtiğiniz, kimi zaman da başkalarının size biçtiği rolü oynayarak geçen, hayatta olma mucizesinin değerini bilerek, hayatı kucaklayarak geçen, bütün bunları yaparken yaşamın kimi güzelliklerini ıskalamakla, umutları, beklentileri ertelemekle geçen 30, 40 uzun yıl, 50, 60 uzun yıl.

 

Bugünü, bir daha asla tekrarlanmayacak olan bu anı yaşamak ve sizlerle paylaşmak için, her gün üzerinde konuştuğumuz, tartıştığımız tıbba dair, birkaç başlığı konuşmak isterim.

 

Sağlıkta şiddet,  meslektaşlarımız ve sağlık sistemimiz yönünden en rahatsız edici sorun. Sağlıkta şiddetin herhangi bir türünün münferit bir olay olarak kabul edilmeyeceğini bilmek ve sağlık sistemi işleyişindeki bozukluklardan kaynaklanan toplumsal bir sorun olduğunu görmek zorundayız. Kışkırtılmış sağlık talebine karşın, gelen hastanın, 5 dakikalık muayeneyle sonuç almasını beklemekle alakalıdır, Hastayı müşteri, hekimi işgücü olarak değerlendiren anlayışla ve hekimle hasta sanki karşı cephelerde imiş gibi algı oluşturmakla ilişkilidir.

 

 

Performans sistemini getirip hekimi mesleği ve geçim derdi arasına sıkıştırmakla ilişkilidir. Hekim ve sağlık çalışanları hakkında yapılan değersizleştirme söylemleri ile halkın gözündeki hekim itibarını kırmaya yöneliktir. Sağlıkta şiddet; kapıya bir güvenlikçi dikerek, X-Ray den geçerek ve ifadeye çağırıp salarak, kendini bilmez insanların işidir deyip geçiştirilecek bir sorun değildir. Sağlıkta Şiddet toplumsal bir sorundur. Ancak sorunun sosyolojik, siyasal, hukuksal ve psikolojik, nedenlerini objektif olarak irdeleyen, iyi niyetli, akılcı ve kendini de şiddetten arındırmış kararlı politikalarla çözülebilir.

 

 

Son yıllarda sağlık sistemimize kısaltılmış adı GETAT Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp denen bir uygulama girdi. Evrimsel ve tarihsel süreçte özgür, bağımsız ve bilimsel düşünebilmenin gerçekleşmesi ile sistematik veri toplamaya nedene ve neden sonuç ilişkisine dayalı deterministik,  denetlenebilir, olgusal, mantıksal, evrensel ve eleştiriye açık bilgi üretme yoluna, bilimsel bilgi üretme sürecine girilmiştir. Primum non nocera birincil önceliktir.  Bilimsel bilgiyi eğitim ve uygulamada kullanmak yasal bir zorunluluktur da.  “Geleneksel, Tamamlayıcı Tıp diye ifade edilen uygulamalar bilimsel değildir, 

 

 

6 Ekim tarihinde “ Özel Hastaneler Yönetmeliği ”nde yapılan değişiklikle, bundan sonraki dönemde hekimlerin meslek hayatını derinden etkileyecek bir uygulama başlatıldı. Muayenesi olan hekimlerin çalışmaları sırasında ihtiyaç hissettiklerinde Özel hastane imkânlarını kullanma haklarına sınırlama getirildi. Sınırlama demek de eksik kalır aslında, birçok muayenehaneyi işlevsizliği nedeniyle kapanmaya götüren bir uygulama başlatıldı. Yoğun baskılarla ufak değişiklikler yapılsa da, genel uygulama aynen devam ettirildi. Bu uygulama, sadece bugün muayenesi olanların değil tüm hekimlerin ve hekim adaylarının mesleki geleceğini olumsuz yönde etkileyecektir. Hekimlerin, serbest çalışma hakkını ve mesleki bağımsızlığını yok etmeyi amaçlayan ve hekimleri, kamu ve özel zincir hastaneleri arasında sıkıştırarak değersizleştirmeyi hedefleyen “Muayenehane Yönetmeliği” nin derhal iptal edilmesi gerekir.

 

 

Aile hekimi arkadaşlarımız ne özel ne resmi olan, hem özel hem resmi olan bir statüde çalışıyorlar. Sağlık sisteminin temelini oluşturan ve bir ülkenin iyi sağlık verilerine ulaşmasını sağlayan, 1. Basamak sağlık hizmetini tüm zorluklara rağmen özveri ile yürüten arkadaşlarımız. Ne çare ki şu anda belki de popülist pozisyonda olmadıkları için varlıkları da dikkate alınmamakta, istek ve talepleri de. Fakat bilinmelidir ki ülkemizin sağlık sistemi, kamusal ve bilimsel hedefler üzerinden yükseltilecek ise, Aile Hekimlerine hak ettikleri değer ve statü kazandırılmalı, bunun için de öncelikle; Çalışma alanları kamu korumasında ve desteğinde olmalı, Ceza yönetmeliği derhal iptal edilmeli, ekonomik sıkıntılarını giderecek düzenlemeler derhal yapılmalıdır.

 

İşyeri hekimliği sertifikasyon yetkisi TTB’ye verilmelidir. Ayrı bir havuz yapılanması olmalı ve işyeri hekimleri bu havuzdan ücret almalıdır.  İş ve işyeri güvenliği işverenin inisiyatifine bırakılmamalıdır.

Sorunlar konusunda çok sayıda başlık açılabilir.

Şikayet etme hakkımız saklı kalsın, yine ederiz. Ama bugün teşekkür edelim. En başta, yaşıyor olmanın ayrıcalığı. Her sabah, bir başına yaşam olan yeni bir gün için uyanmak. O günü hevesle yaşamak, kendimiz için, başkaları için bir şeyler yapmak isteği duymak.

Bizimle beraber olanlar. Elimizden tutup büyümemize yardımcı olanlar, bizi destekleyenler, bize mücadele gücü ve isteği verenler, sizler

Olmaz olan şeyleri olur hale getiren, umudu canlı tutan, yaşama gülerek bakmamızı sağlayan iyimserler.

Ailemiz. Riske girmemizi, başarısız olsak da yolumuza devam etmemizi sağlayan, bağışlayan, destekleyen, karşılık beklemeden bize her şeylerini veren insanlar,

hepinize selam olsun

Bu duygu ve düşüncelerle;  

TTB adına, Yönetim Kurulu üyesi arkadaşlarım ve kendi adıma meslekteki 30,40,50 ve 60. yılınızı kutlar, sizlere sağlıklı, mutlu, başarılı, güzel bir yaşam dilerim.

Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

 


Anahtar Kelimeler: Mesleğinin Duayenleri