Tarih: 10.02.2021 11:40

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Facebook Twitter Linked-in

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları;

 

TBMM’yi yeni ve tarihi bir görev daha bekliyor. Cumhur İttifakı’ndaki ortağımız MHP’nin de bu teklife olumlu bakmasıyla, inşallah Türkiye, tarihinde ilk defa sivil bir Anayasa hazırlama ve gerçek bir özgürlük ortamında milletin takdirine sunma şansına kavuşmuştur. Milli iradenin gücünü yansıtacak yeni Anayasamızın, Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı için belirlediğimiz hedefleri taçlandıracağına inanıyorum.

 

Türkiye 1960 ve 1980 darbesinin gölgesinde hazırlanan anayasaların yol açığı sorunların ülkemize ağır maliyetleri olmuştur.  Partimize dava açıldığında dava dosyasına belge üretme peşine düşenleri de unutmadık. Türkiye son 7-8 yılda sınırlarının içinde ve dışında sayısız yeni işgal girişimiyle karşı karşıya kaldı. Bu ihanetlerin hepsi paramparça oldu. Sürekli sorun üreten yönetim sistemimizi rehabilite etmek için çırpındık. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni çalışırken karşımıza hep anayasa meselesinin çıktığını gördük. Adalet bakanlığımızca hazırlanan Yargı reformu hazırlıklarında da buna şahit olduk.

 

Attığımız her adımda meselenin yamalarla çözülemeyeceği gerçeği ile karşılaştık. Bugün vesayetin gücünü kırmış, darbe niyetlilerine mesajını açıkça vermiş bir Türkiye var. Yeni anayasayı konuşmak ve hazırlamak için şartlar gayet uygun. Milletimizin reform gündemimize olan samimi ilgisi yeni anayasa teklifimizi kamuoyuna sunma konusunda cesaretlendirmiştir. Anayasalar toplumun mümkünse tamamının desteğini almak mecburiyetindedir. Tüm kesimlerin kendilerini içinde bulabileceği bir formülle hazırlanmasıyla mümkün olur. Tercihimiz tüm siyasi partilerin bu sürecin içinde yer almasıdır. Bunun için sonuna kadar samimi gayret göstereceğiz.

 

Kimi siyasi partiler kendini sürecin dışında tutsa bile biz toplumun tüm kesimleri ile oturup konuşarak yeni anayasa çalışmalarının içinde olmalarını temin edeceğiz. Acele etmeden, her kesimle gereken istişareleri yaparak bir anayasa metni çıkartmalıyız. Bu öyle bir metin olsun ki Türkiye Cumhuriyeti’nin 150., 200’üncü yılları kutlanırken bu anayasa çalışması tarihi dönüm noktalarından biri olarak gösterilsin.

 

Sayın Bahçeli’nin daha önceki açıklamaları ve dünkü sözlerini memnuniyetle karşıladım. Cumhur İttifakı olarak tam bir anlayış birliği içinde olduğumuzu görüyorum. Yakında açıklayacağımız İnsan hakları Eylem Planı’nda yeni anayasa ile ilgili özet bir çerçeve ortaya koyacağız. Çağrıda bulunuyorum, gelin yeni anayasa tekliflerimizi yıl içinde hazırlamaya başlayalım ve tartışalım. Kimseyi dışarda bırakmadan bunları milletimizle paylaşalım.

 

Cumhuriyetimizin 100. yılını darbe anayasası ile değil yeni bir sivil anayasa ile karşılayalım. Cumhur İttifakı olarak yeni anayasa çalışmalarına en yapıcı katkıyı sunmakta kararlıyız. Nihai karar milletimizin olacaktır.

 

Salgından etkilenen esnafın dertlerini biliyoruz. Yeni destek programları geliştiriyoruz. Kimsenin kendisini sahipsiz hissetmemesi için devletin tüm imkanlarını seferber ediyoruz.

 

Sosyal Koruma Kalkanı kapsamında vatandaşlarımız ve çalışanlarımıza verdiğimiz destek 51 milyar lirayı geçti. Bizim şu anda hazinemiz hamdolsun tamamen esnafın ve milletimizin emrindedir. Bay Kemal bunları takip edemiyorsa ben ne yapayım... Ama biz kasamızdan çıkanı biliyoruz. Sağlıkta şu salgın döneminde hizmete açtığımız hastaneler bile pek çok ülkenin kapasitesini aşıyor.

 

Şehirde halkına hizmet etmek isteyen bir belediye yönetiminin, zihniyetinin var olmasıdır. Geçtiğimiz günlerde İzmir’deki yağışlar sonucu yaşanan sel felaketi ile ilgili bir habere benim de gözüm ilişti. Sel felaketinin ardından nasıl olduysa hatırladı CHP Genel Başkanı’na bir esnaf ‘’Altyapı İzmir’de bitik. Sizden ricam ediyorum, burada 35 senedir CHP var, lütfen bu altyapıyı düzeltin’’ diyor.

 

Çiğli Tramvayı temel atma töreninde konuşan CHP Genel Başkanı, kendi belediyesinin Hazineden daha uygun şartlarda borçlandığını övünerek anlatıyordu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bütçesinin neredeyse 2,5 katı borçlu bir belediye olarak, zaten böyle bir borçlanma hakkına sahip değildir Bay Kemal, bunları öğren. Belediye bu finansmanı izin aldığı dönemde gerçekleştiremedi, şu anda zaten böyle bir borçlanma iznine de sahip değildir. Belediyenin herhangi bir kredi kullanımız söz konusu değildir. Tahvil ihraçları şartlarından vadesine kadar birbirleriyle ilgisi olmayan konulardır. Kılıçdaroğlu ekonomi ve rakamlardan anlayan biri olmadığı için Hazine’nin uluslararası finansman kredi şartlarının kendi buldukları krediden daha uygun olduğunu bilmiyor. Gerçi bunların hangi iftiralarını düzeltelim, usandık. Hazine müsaade vermedikten sonra hiçbir belediye bu şekilde bir borçlanmaya gidemez. Sonunda bu bana gelir. Benim de bunu onaylamam gerekir. Eski belediye başkanı Aziz Bey’e de sorarsan sana söyler. O göndermiştir, ben de onamışımdır. Sen bu yanlışla gidecek olursan burada soru işaretleri artmaya başlar.  Kötü manzaralar son zamanlarda İstanbul’da yine hortlamaya başladı. CHP belediyeciliğinin çöp, çamur, çukur olduğunu görelim.

 

Ayda bir bu tür bazı başlıklarda görüntülü konuşmalarımı gerçekleştireceğiz. Devamlı hatırlatmamız gerekiyor. Bunlarla beraber vatandaşımızı gerçekleri bizzat ekranda izleyerek, bizden de dinleyerek görecek. bunlarda yalan bol. Edep, adap yok. İzmir2in hali ortada. 35 yıldır sizde ya. İnsan altyapı adına bir şey yapmaz mı? İzmir tüm altyapısıyla çökmüş vaziyette. Ben İzmir gibi muhteşem şehrimizin altyapı, üstyapı noktasındaki halini görünce insan eyvah diyor. Siz ne yapıyorsunuz? Suyunuz yoktu suyunuz. DSİ’ye verdiğim talimatla İzmir’e suyu biz getirdik. Halk benim halkım. Aslında büyükşehirler suyu kendisi temin etmek zorundadır. İzmir’de böyle bir şey söz konusu değil. İstanbul ve Ankara, kar falan geldi de toparladık işi yoksa buralarda da sıkıntı olabilir. Barajlar sayesinde İstanbul susuzluğu yaşamıyor. Kendi partisi içindeki tecavüz işlerini kapatmaktan milletin dertleriyle ilgilenmeye fırsat bulamayanlar bunun hesabını elbette sandıkta verecektir.

 

CHP içindeki sağduyulu kardeşlerime sesleniyorum. Şu andaki CHP Kuvayi Milliye CHP’si midir? Hayır. Amerika’dan ve Avrupa’dan demokrasi dilenen şu andaki CHP yıllarca emperyalistlere karşı yumruk sallayanların CHP’si midir? Millet tarafından seçilen vekillerini adeta pazara çıkartan CHP, yıllarca parti içi demokrasi ile övünenlerin CHP’si mi? Bu sorulara yanıt evet ise bizim için konu kapanmıştır. Ama hayır deniyorsa hatırlatmak da boynumuzun borcudur. CHP’nin başındaki zat yüzsüz bir yönetimi partisi ve ülkesine dayatıyor. Bu zatın aynı hezeyanları ısrarla tekrarlamasını izliyoruz. Vicdanı sızlamayan, siyasi ahlaktan nasipsiz bir adamcağız ile karşı karşıyayız. Yeni yönetim sistemimizde kabinenin nasıl kurulduğunu idrak edemeyen bu zat bakanların atama ile geldiğini söylüyor. Yeni sistemde bakanlar CHP Genel Başkanı gibi kasetle gelip kasetle gitmiyor.

 

Meclis’te yapılan görüşmeleri engellemek için arbede çıkaranlar bunlar değil miydi? Esasen biz hiçbir partinin iç işlerine karışmayız. Kendimizinkine de karışılmasını istemeyiz. Geçmişte vekil ödünç verme sistemiyle siyaseti zehirleyen CHP maalesef bu ülkeyi ve ilkelerimizi yerle bir etmiştir. Kiralık vekil vereceksin, diğer parti İP o da kiralık vekil verecek. Sonra da geri istiyorum diyecek. Böyle demokrasi olur mu? Son günlerde bu partiden ayrılanların hem eski partilerine hem de bize yönelik eleştirilerini dikkatle dinliyoruz. İçinde katıldıklarımız da var katılmadıklarımız da. tüm bu gelişmelerin düğüm noktası 2023 seçimleri olacaktır.

 

KIBRIS MESELESİ

 

Kıbrıs meselesi Türk ve Kıbrıs halklarının ortak davasıdır. 1960’larda Kıbrıs Türk tarafına otonomi hakkı bile tanımayan bunlardı. Amaçları Ada’yı tek başlarına yönetmekti. Annan kendisi bana şunu söylemişti: ‘’Ben 4 kez bu işe giriştim, başaramadım, şimdi de başaramayabilirim.’’.. Ben de kendisine dedim ki ‘Türk tarafında garantör ülke olarak Türkiye’den olumsuz bir şey görmeyeceksiniz.’... ‘Peki’ dedi, başladı. Çalışmalar sürerken onlar kayış attı. Annan ‘söz verdim, bu işi bitirmeden ayrılamayız’ dedi. Referanduma gittik, Türk tarafı olarak soydaşlarımız yüzde 75 Evet dedi, Rumlar ise yüzde 65 hayır dediler. Bütün bunlara Güney Kıbrıs AB’ye alındı, Kuzey Kıbrıs alınmadı.(cnntürk)

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —