Bu sayıdaki röportajımız hem hüzünlü hem buruk hem gururlu; Ankara Güvenpark terör saldırsında evladını yitiren acılı anne, sekiz yıllık inzivasından, yüreğinde daima taşıdığı oğlunun sevgisiyle, yüksek zeka seviyesine sahip Ozancan gibi olan özel gençler için bir vakıf kurdu, kızları ile çalışan, yolu ışık olan Senem Akkuş, Atatürkçü çizgisinde onlarca gence anne şefkatiyle elini uzatıp, kurduğu vakıf ile bu dünyada çok anlamlı bir iz bırakıyor , OZAV Vakfını amaçlarını hedefini bize anlatıyor buyurun;
- Merhabalar, Senem Akkuş hanımefendi sizi tanıyabilir miyiz?
Merhabalar. Ben Senem Akkuş. Hayatını iyilik, emek ve sevgiyle büyütmeyi ilke edinmiş bu ailenin annesiyim. Üç evlat dünyaya getirdim ancak sayısız manevi evlat yetiştirdim; onları insanı sevmeyi, zarafetle yaşamayı ve topluma fayda üretmeyi öğreterek büyüttük. Oğlum yaşama sebebim Ozancan’ın ilhamını bilim mirasına dönüştürmek için Ailemiz, oğlumun candostlarıyla OZAV – Ozancan Akkuş Vakfı’nı kurduk.
- OZAV Vakfı’nın kurulma fikri sizde nasıl oluştu, bu süreçte neler yaşandı?
OZAV Vakfı’nın kuruluşunu “OZAV doğdu” demekle en doğru şekilde anlatılabilirim sanırım.
Eşim, ben,kızlarım, Ozancan’ın hepsi evladım olmuş dostları… Hepimizin ortak bir sorusu vardı: Ozan’ın bize bıraktığı bilim mirasını, onun gibi aydınlık gençlere nasıl ulaştırabiliriz?Uzun sohbetler, derin düşünceler ve duygusal anların ardından şunu fark ettik; bu miras ancak güvenle, süreklilikle ve doğru bir yapı altında yaşatılabilirdi. İşte o noktada, “Bunu Ozancan’a en yakışır şekilde nasıl yapabiliriz?” sorusunun cevabı kendiliğinden geldi.
Bir vakıf kurarak…
OZAV böyle doğdu; sevgiyle, emekle geleceğe ve gençlere ilham olma isteğiyle.
- Vakıf hem bağış alıyor hem de burs veriyor, biraz anlatır mısınız işleyişi?
OZAV, tamamen şeffaf ve güven esaslı bir şekilde çalışıyor. Vakfımıza yapılan bağışlar doğrudan gençlerin eğitimine aktarılıyor.
Türkiye’de oldukça yüksek sayılabilecek bir burs modeli uyguluyoruz: ayda 6.000 TL, 9 ay boyunca burs veriyoruz.
Ancak bizim için burs sadece maddi bir destek değil; gençlerin hayat yolculuğunda yanlarında olduğumuzu hissettiren bir dayanışma biçimi.
- OZAV’ın faaliyetleri ve hedefleri nelerdir?
Vakfımızın temel amacı, Oğlum Ozancan gibi potansiyeli yüksek gençlere ilham olmak.
Atatürk’ün ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş düşünceyi benimsemiş, sorgulayan, üreten ve topluma değer katan bireyler yetişmesine katkı sağlıyoruz.
Bursların yanı sıra mentorluk, ilham buluşmaları, koçluk, mentorluk çalışmaları yürütüyoruz.
Bir yıl gibi kısa bir sürede farklı alanlarda tanınan bir vakıf haline gelmek bizim için çok kıymetli.
- Kızlarınız da sanırım sizi destekliyor, biraz da ondan söz eder misiniz?
Kızlarım Ozav’ın hikayesinde en özel yere sahipler. Büyük kızım Nöroloji doktoru küçük kızım Ankara’da halen eğitimine devam etmekte..
Kuruluş sürecinden itibaren her aşamada yanımda oldular. Organizasyonlarda, gençlerle iletişimde, vakfın ruhunu yaşatmada büyük emekleri var var. Ozancan adına çıktığımız bu yolda kardeşliğin gücünü herkese kanıtladılar, onlarla gurur duyuyorum.
Bu vakıf, ailece yürüdüğümüz bir ilham yolculuğu.
- Projeleriniz neler?
Hedefimiz;
Daha fazla gence burs verebilmek
Mentorluk ağımızı genişletmek
Bilim, teknoloji, sanat ve spor alanlarında projeler üretmek
OZAV’ı ulusal ölçekte daha fazla gence ulaşan bir ilham vakfı haline getirmek.
Bu vakfı kurma fikri, tamamen çocuklarımdan aldığım ilhamla doğdu. Duygularım çok yoğun; sizler de bilirsiniz ki bazı çocuklar kainata verilmiş en güzel armağanlardır. Oğlum da özel bir çocuktu. Çocuklarımın eğitim süreçlerini büyük bir özenle tamamladık ve bugün dünya insanlığına dokunan, evrensel ölçekte çok güzel başarılara imza attılar.
İşte tam bu noktada şunu düşündüm: Artık yalnızca kendi çocuklarım değil, onların taşıdığı değerleri ve başarı hikâyelerini başka çocuklara da ulaştırma zamanıydı. Çocuklarım gibi, dünya için iyi işler yapacak, evrensel bakış açısına sahip gençlere dokunmak, onlara umut olmak istedim. Bu düşünce beni ayağa kaldırdı.
Bir oğlum ve iki kızım var; onları sevgiyle, emekle büyüttüm. Şimdi ise oğlum gibi başarılı ve özel gençlere ilham olmak, onların hayatına katkı sunmak beni derinden mutlu ediyor. Hayatta bir seçimim vardı: Ya sessizce toprağa karışmak ya da yaşamın içinde kalarak bir iz bırakmak… Ben yaşamda var olmayı, oğlumdan aldığım güçle insanlık için bir eser bırakmayı seçtim.
Vakfımız bu inançla doğdu. Büyütmek, yaşatmak, sürdürülebilir umut olmak ve ilham vermek benim için en büyük mutluluk. Oğlumla gurur duyuyorum; o benim yaşama sebebim, gururum ve inancımın en güçlü kaynağı. İyi ki var, iyi ki bu yolculuğa onunla çıktım.
Vakfımızın faaliyet alanı oldukça geniş ve bu doğrultuda planladığımız birçok etkinlik bulunuyor. Öncelikle 31 Ocak’ta mütevelli ve bursiyer buluşmamızı gerçekleştireceğiz. Bu buluşmada, ilk kez İlhan Bursu ve Fen Tepe Bursu alan öğrencilerimizle bir araya gelecek, samimi bir yemekte tanışma ve paylaşım fırsatı bulacağız. Bu buluşmayı vakfımız açısından çok kıymetli görüyorum.
Eğitim ve sporun birleştirici gücüne inanıyoruz. Bu nedenle Ankara Fen Lisesi ile ortaklaşa bir basketbol turnuvası düzenlemeyi planlıyoruz. Gençlerin hem fiziksel hem de sosyal gelişimine katkı sunacak etkinlikler bizim için çok önemli.
Sosyal sorumluluk kapsamında ise Gaziantep’te bir hatıra ormanı oluşturmak için talepte bulunduk. Gerekli izinler tamamlanırsa, bu yıl içinde vakfımız adına kalıcı ve anlamlı bir hatıra ormanı hayata geçirmeyi hedefliyoruz.
Akademik başarıyı teşvik etmek amacıyla, gençlerin matematik, fizik ve biyoloji alanlarında katılacağı olimpiyatlarda vakfımız adına iş birlikleri planlıyoruz. Bilimsel üretimi desteklemek, öncelikli hedeflerimiz arasında yer alıyor.
Vakfımızın ilham kaynağı olan Ozancan’ın çok yönlü kişiliğinden yola çıkarak, bilim, sanat ve müzik alanlarında da birçok projeye imza atmayı amaçlıyoruz. Bu kapsamda ODTÜ Vişnelik’te bir konser planımız bulunuyor.
Tüm bu çalışmalar, 2026 yılı içinde gerçekleştirmeyi hedeflediğimiz etkinliklerimizin bir bölümünü oluşturuyor. Amacımız; gençlere dokunan, sürdürülebilir, ilham veren ve topluma değer katan faaliyetlerle yolumuzu kararlılıkla sürdürmek.
- Gençlere, ailelere bir mesajınız var mı ?
Gençlere ve ailelere en önemli mesajım şudur: Çocuklarınıza güvenin ve onlara Seni seviyorum demekten asla vazgeçmeyin. Sevgi ve güvenle yetişen gençler, hayatın her koşulunda ayakta kalmayı başarır. Ben çocuklarımı sevgiyle büyüttüm; bugün onların güçlü, özgüvenli ve başarılı bireyler olmasının temelinde de bu sevgi yatıyor.