Danıştay’dan, öğretim üyelerinin muayenehane açmaları hakkında karar!

Danıştay’dan, öğretim üyelerinin muayenehane açmaları hakkında karar!

Danıştay 10. Dairesi, 2547 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan öğretim üyelerinden serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin, mesai saatleri sonrasında serbest olarak çalışabilmeleri açısından

2547 sayılı Kanuna tabi olarak çalışan öğretim üyelerinden muayenehane açmak isteyenlere, Sağlık Bakanlığı tarafından 18 Ocak 2014 tarihi itibarıyla serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyenler arasında bir ayrım gözetilmekteydi. Danıştay 10. Dairesi, 19 Kasım 2020 tarih ve E. 2020/226, K. 2020/5100 ile [Ek 1] ile 25 Kasım 2020 tarih ve E. 2019/12717, K. 2020/5355 [Ek 2] sayılı kararlarında; 18 Ocak 2014 tarihinde serbest meslek icra etmekte olanlar ile serbest meslek icra etmeyen öğretim üyelerinin mesai saatleri sonrası serbest olarak çalışabilmeleri bakımından hukuksal olarak eşit statüde olduklarına karar verdi.

 

Karar metninin ilgili kısmında şu ifadelere yer aldı:

 

“Açıklanan nedenlerle, 6514 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen süreçte öğretim üyesi kadrosunda yükseköğretim kurumunda görev yaptığı ve bu süreçte muayenehane açma hakkı olduğu dosya içeriğinden anlaşılan davacı, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve eşitlik ilkeleri gereği 6514 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinden sonra da serbest meslek icrasında bulunabileceğinden, davacının muayenehane açma başvurusunun muayenehane uygunluk şartları bakımından değerlendirilmesi gerekirken, 18/01/2014 tarihi itibarıyla muayenehanesinde serbest meslek faaliyetinde bulunmadığı için muayenehane açamayacağı gerekçesiyle isteminin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık  görülmemiştir.”

 

Mahkeme, davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna taşınmasına neden olabilir

 

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği Hukuk Kurulu Başkanı Etik Kurul üyesi Prof .Dr. Atilla Arıncı, muayenehane açmak üzere sağlık müdürlüğüne başvuran ve başvurusu reddedilen bir öğretim üyesinin, idari yargıda bu konuda açtığı davanın İdare Mahkemesi tarafından reddedildiğini hatırlattığı konuşmasında, şu ifadelere yer verdi:

 

“Bunun üzerine kişi, konuyu Ankara 7. İdari Dava Dairesi’nde istinaf ediyor, fakat istinaf başvurusu da aynı gerekçelerle reddediliyor. Davacı bunun üzerine konuyu Danıştay’a temyize taşıyor ve Danıştay 10. Dairesi başvurucuyu haklı bularak, Ankara İstinaf Mahkemesinin ret kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesi ile verilen kararı bozuyor. Şimdi bu durumda mahkeme ya Danıştay’ın bozma gerekçesi doğrultusunda karar vererek davacının muayenehane açma hakkını onaylayacak ya da eski kararında direnerek konunun Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kuruluna taşınmasına neden olacaktır.

 

Bu itibarla, davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf isteminin reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır”

 

Danıştay’ın kararı kesin bir hüküm taşıyacaktır

 

“Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun bu konudaki kararı kesin bir hüküm taşıyacaktır. Danıştay 10. daire içtihatı dikkatle okunduğunda ilgili dairenin bu durumdaki öğretim üyelerinin de muayenehane açabileceği görüşünde olduğu görülmektedir.” diyerek konuşan Arıncı, bu görüşün kesinlik kazanması durumunda, eskiden muayenehane açamayan öğretim üyelerinin, bu kararı emsal göstererek muayenehane açmalarının önündeki engelin kalkacağını belirtti ve sözlerini şöyle noktaladı:

“Ancak, yargılamanın tam olarak bitmediği görüldüğünden kesin sonucu beklemek daha doğru olacaktır.” (medimagazin)