Bayram tatiline çift doz aşıyla çıkın!

Bayram tatiline çift doz aşıyla çıkın!

Yaklaşan uzun tatil öncesinde bir açıklama yapan TÜSAD, bayramı güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için önemli hatırlatmalar yaptı.

Yaklaşan uzun tatil öncesinde bir açıklama yapan TÜSAD, bayramı güvenli ve sağlıklı bir şekilde geçirebilmek için önemli hatırlatmalar yaptı. TÜSAD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. M. Onur Turan, “Vatandaşlarımız tatilden önce mutlaka çift doz aşılarını yaptırmalı” derken, olabildiğince sakin yerler seçilmesi, maske, mesafe ve hijyen kurallarından ise vazgeçilmemesi gerektiğini belirtti.

 

Temmuz ayı ile birlikte çoğu kısıtlamanın kalkması ve Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olarak belirlenmesi ile tatil planları yapıldı, pek çok kişi bugünden yola çıktı. Ancak pandemi sürecinin devam etmesi, üstelik delta varyantı vakalarında artış yaşanması böyle dönemlerde riski de artıyor. Bu nedenle uzman hekimler tedbiri elden bırakmamak gerektiği konusunda uyarılarda bulunmaya devam ediyor. Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD) yaklaşan uzun tatil öncesinde bir açıklama yaparak hatırlatmalarını yaparken, “çift doz aşı”nın önemini de vurguladı.

 

TÜSAD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Muzaffer Onur Turan tarafından yapılan açıklamada şu değerlendirmeler yer aldı: “Tatil öncesi vatandaşlarımızın mutlaka çift doz aşı yaptırmalarını öneriyoruz. Unutulmamalıdır ki; çift doz aşılamanın tamamlanması, varyantlara karşı bizi daha çok koruyacak ve toplumsal bağışıklığı arttırarak bizlerin ve sevdiklerimizin hastalanma riskini azaltacaktır. Aşı ayrıca bulaş riskini aza indirgeyecektir. Sağlıklı ve mutlu bir tatil süreci geçirmemiz için, çift doz aşımızı yaptırmalı, maske, mesafe, hijyen kurallarına da mutlaka uymalıyız.”

 

GÜVENLİ TATİL İÇİN BUNLARA DİKKAT!

Bugünlerde artışa geçen ve bulaşıcılık oranı yüksek olan delta varyantı nedeniyle önlemlerin gevşetilmemesi gerektiğini vurgulayan Turan, güvenli ve sağlıklı bir tatil için uyarılarını şöyle sıraladı:

  • Gidilecek tatil yeri seçiminde daha sakin ve izole tatil yerlerinin seçilmesi daha az riskli olacaktır. Ülkemize yurtdışından gelen turistler açısından bazı önlemler alınmış olsa da, özellikle Rusya gibi delta varyantının sık görülmeye başladığı ve vaka sayıları artışa geçmiş ülkelerden gelenler konusunda yeterince sıkı önlemler alınmadığı görüşündeyiz.
     
  • Delta varyantı, şu ana dek tanımlananlar içerisinde en hızlı ve kolay bulaşabilen varyant. Bu nedenle yurtdışından gelen turistlerin çoğunlukta bulunduğu, kalabalık otel ve konaklama yerleri COVID-19 açısından riskli ortamlar olabilir. Bu tür tatil yerlerine gidilirse, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına mutlaka uyulmalıdır.
     
  • Tatil yerlerine gidilirken eğer mümkünse kişisel taşıtlar ile yolculuk yapılmasını öneriyoruz. Toplu taşıma araçlarında yolcu kısıtlaması kaldırıldığı için bu tür yerler COVID-19 açısından tehlikeli olabilir. Toplu taşıma araçlarında maskeler asla çıkarılmamalı, koltuklar gibi araç içerisinde ortak kullanım alanlarına temas edilirse ellerimiz dezenfektan ile temizlenmelidir.
     
  • Koronavirüsün su ile bulaşması beklenen bir durum değil. Enfekte olmuş kişilerin deniz veya havuz kullanımı sırasında tükürüklerinin suyla teması o an için risk oluşturabilir. Denizde ve düzenli olarak klorlanan havuzlarda bu risk çok düşük olsa da, kalabalık havuzlara girilmemesi ve havuz/deniz içerisinde sosyal mesafenin korunması koruyucu olacaktır.
     
  • Tatil yerinde kapı kolları, şezlonglar ve havlular bulaş açısından risk unsuru olabilir. Sık sık ellerin yıkanması, kişilerin kendi havlu ve nevresimlerini tatil yerinde kullanması bu süreç için riski azaltacaktır.
     
  • Maskelerin özellikle tatil döneminde, sıcak havalarda kolayca ıslanıp nemlenebileceği unutulmamalı. Islanmış ve nemli maskeler Koronavirüs açısından koruyuculuğunu kaybettiği gibi, kişilerin kolay enfekte olmasına da yol açabilmektedir.
     
  • Tatil sürecinde de, her zaman uygulamamız gereken sağlıklı beslenme, düzenli ve yeterli uyku, bol su tüketimi ve düzenli egzersiz gibi aktivitelerin devamı özellikle bağışıklık sistemini güçlendirme açısından faydalı olacaktır.


TÜSAD HAKKINDA

Göğüs hastalıkları alanında ülkemizin ilk bilimsel meslek kuruluşu olarak 22 Haziran 1970 yılında İstanbul’da kurulan Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği (TÜSAD), halen Türkiye genelindeki 4.500’ün üzerindeki üyeleri ile “halkın akciğer sağlığını korumak” amacı doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Toplumsal ve mesleki eğitimi, araştırmaları destekleyerek halk sağlığının korunmasına yönelik faaliyetler yürüten TÜSAD, “Tükenmeyen bir nefesle” sloganı ile 50 yıllık geçmişinde 42 ulusal kongre, sayısız bilimsel toplantı, sempozyum, iki dünya kongresi ile bilinçlendirme ve farkındalık projelerine imza attı.