Haber Detayı
05 Ağustos 2020 - Çarşamba 09:19
 
Durum Ciddi!
Yetkililer bir an önce Sağlıkta Şiddet ile İlgili Olarak Çalışma Yapmalı...
DİĞER Haberi
Durum Ciddi!

Yetkililer bir an önce Sağlıkta Şiddet ile İlgili Olarak Çalışma Yapmalı...

 

Devlet polisini koruyor. Askerini koruyor. Hakim ve Savcısını koruyor. Tapu dairesinde çalışan memurunu koruyor. Gümrük Muhafaza Memurunu koruyor.

Ancak ne yazık ki sağlık çalışanına gelince aynı hassasiyeti göstermiyor/gösteremiyor. 

 

***

Not; Son 10 yıllık içinde kaç acil sağlık çalışanını kişisel savunma sporu (Judo, Taekwondo vs.) eğitimi aldığını biliyor musunuz?

Daha da vahim olanını ve kimsenin söylemeye dilinin varmayanını söyleyeyim mi: Son 10 yılda kaç acil çalışanının can korkusundan dolayı ruhsatlı ya da ruhsatsız silahlandığını biliyor musunuz? 

 

***

Bayramın ikinci günü saat 14.30. Gündüz kuşağında bir haber kanalını dinliyorum... Sağlıkta şiddet başlığı ile verilince pür dikkat dinlemeye başladım.

İstanbul’da bir Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Acilin kapısında hastane güvenlik personeli bir hasta yakını genci zapt edemiyor. 8-10 güvenlikçi birazda hırpalayarak ters kelepçe yapıp gözaltına alıyorlar. 

İşgüzar bir vatandaş da bunu cep telefonu kamerasına alıp haber kanalına servis ediyor. Muhtemelen de para ile satıyor... 

Haber kanalı vicdansız hastane çalışanlarının masum ve gariban hasta yakınına orantısız güç kullanarak (!) gözaltına aldıklarını ballandıra ballandıra anlatarak haberi kapatıyor... 

Ne ala dünya değil mi? 

 

.... 

Şimdi bu haber ile ilgili 10 soruya cevap arayalım? Hadi bakalım...

1.Bir insan hastaneye geldiğinde neden dayak yer?

2.Bir hastane çalışanı ne sebeple böyle bir tepki gösterir? Olayın öncesi ve sonrası nedir?

3.Acilde olaylar saniyeler içinde gelişir. Bu süre içinde hastane çalışanları ne yapmış olabilir ki böyle bir olay yaşanmıştır?

4.Kameraya alan zevat hiç bir araştırma yapmadan bunu nasıl ve neden bir haber kanalına servis etmiştir? Ya da daha feci olanı satmıştır?

5.Haber kanalı bu görüntüler işin herhangi bir ödeme yapmış mıdır? Fiş kesmiş midir?

6.Haber kanalı hiç bir ön araştırma yapmadan, hastane ve/veya ilgili kişilere söz hakkı vermeden bu haberi neden yapmıştır?

7.Bu haber bir yargısız infaz değil midir?

8.Bu haber halkı kin ve nefrete teşvik değil midir?

9.Bu haber kanalı olayın takipçisi olacak mıdır? Bu olayın aslını öğrenip yayınlayacak mıdır?

10.Bu haberi denetleme görevi olan RTÜK’ün bu haberden haberi var mıdır? Hastane yönetimine, haber kanalına ya da bu haberi servis eden ‘duyarlı’ vatandaştan bir karşı bilgilendirme alacak mıdır?

 

Son olarak: Bu olay sosyolojik ve psikolojik olarak analiz edilecek midir? Bazı dersler çıkarılacak mıdır? Böyle bir olayın bir daha yaşanmaması için polisiye tedbirler dışında ne tür önlemler/uygulamalar yapılacaktır. Vesaire... Vesaire... Vesaire...

Hey yavrum hey... Çay var mı çay...

 

***

26 yıllık acil doktoru ve 20 yıllık acil tıp uzmanı ve öğretim üyesi olarak içeriden bildiriyorum. Etkili ve yetkili herkes muhatabımdır.

Durum ciddidir... Durum acildir... Durum çok acildir... Acillere acilen yardım edin...

Şayet bu problemleri çözmezseniz çok yakında bu tür olaylar artacak.

Sağlık personeli ölmemek için,

akşam evine ekmek götürmeye devam etmek için,

namus şeref ve haysiyetini korunak için hayatta kalmaya devam etmek için,

mesleğinin onur ve haysiyetini korumak; etik değerler içinde kalmak için sizin yap-a-mayacağınızı yapacak ve kendini korumaya çalışacaktır.

Benden söylemesi...

 

***

Geçen ayki intern grubu (son sınıf öğrencileri) acil stajını bitirdi. Stajdaki internlerden birisinin babası dostumdu. Kendisi 2.15 metre boyunda eski sporcu. Bir vesile ile ziyaretine gittim. Bana anlattıklarını aynen aktarıyorum.

“Hocam geçen iki ay boyunca oğlum acilde staj yaptı. Her gece nöbetinde ben hastane bahçesinde elimde golf sopası ile arabanın içinde yattım. Oğluma dedim ki: ‘Sana dokunan olursa hemen beni çaldır. Ben gelir gerekeni yaparım.

Hocam ben bu oğlanı yolda bulmadım  (Bir anda ayağa kalktı. Göz bebekleri büyüdü. Yanakları kırmızı kırmızı oldu). Oğluma dokunanı ben oraya gömerim”

....

Bir doktor babasının bana anlattıklarını anlattım. Olay ciddidir. Görmezden gelmeyin. Bu meselenin siyasi görüş, para pul ya da başka bir şeyle alakası yok...

Eğer tedbir almazsanız çok yakın bir zamanda bu tür karşı olayları yaşamamamız hiç de imkansız değil...

***

Evet, ben Dr. Cuma Yıldırım. 26 yıldır içerdeyim... İçerden bildiriyorum...

(Not: Aynı haber kanalı 1 gün sonra acil ortasında sağlık personeli ile hasta yakınları arasındaki bir arbedeyi ‘SAĞLIKÇI TERÖRÜ’ olarak verdi…) (www.saglikciyiz.com.tr)

Kaynak: Editör:
Yorumlar
Haber Yazılımı